İYOT YETERSİZLİĞİ HASTALIKLARININ ÖNLENMESİ HAFTASI

02.06.2017

   İyot yetersizliği, dünyadaki önlenebilir zihinsel geriliğin başlıca nedenidir. Dünyada 130 ülkede önemli halk sağlığı sorunu olarak tanımlanmıştır. Yaklaşık olarak 1,5 milyar kişi ya da dünya nüfusunun % 29’u iyot yetersizliğinin olduğu riskli bölgelerde yaşamaktadır.

           İyot insan vücudunda çok az miktarda bulunan, normal büyüme ve gelişme için gerekli olan bir eser elementtir. Vücuda; besinler, su ve deniz ürünleri tüketimi ile alınır. Tükettiğimiz besinlerle yeterli iyot alamadığımız zaman dışarıdan alınması gerekmektedir. İyodu yeterli olarak almanın en uygun, en ucuz, teknik olarak en kolay ve en yaygın yöntemi “iyotlu tuz” kullanılmasıdır.

             Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre, herhangi bir hastalık veya özel durumu olmayan bir yetişkinin ortalama günlük ihtiyacı olan 150 mcg iyot ( 1 toplu iğne başı kadar ) yeterince alınamadığı için 740 milyon insanın guatrdan, dünya nüfusunun %54’ünün ise iyot yetersizliği hastalıklarından etkilendiği belirlenmiştir.

         İyot yetersizliğinin olduğu bölgelerde alınacak başlıca önlem, kişilerin günlük iyot alımlarını arttırmaktır. Bunu sağlamak için yapılan uygulamaların temeli, sık yenen besinlerin iyotla zenginleştirilmesine dayanmakta ve pek çok ülkede aşağıdaki yöntemler kullanılmaktadır:

 

1.       Tuzun iyotlanması

2.       Ekmeğe iyot katılması

3.       İyot tabletleri kullanılması

4.       İyotlu yağ enjeksiyonu ya da iyotlu yağ kapsülleri kullanılması

5.       İçme suyunun iyotlanması

 

              Dünyada en sık kullanılan yöntem tuzun iyotlanmasıdır. Yetersizliğin önlenmesinde en başarılı sonuç tuzun iyotlanması ile elde edilebilir. Çünkü; sofra tuzu her yerde düzenli olarak kullanılan bir maddedir. Tuzun içine iyot katılması tuzun tadını ve kokusunu değiştirmemektedir. İyotlama ucuz ve sürdürülebilir bir işlemdir. Ancak, tuzlarda bulunan iyot gün ışığında, fazla nemde ve yüksek sıcaklıkta azalmaktadır. Bunu önlemek için iyotlu tuz koyu renkli kapaklı kapta, kuru ve serin yerlerde muhafaza edilmelidir.

 

           Ülkemizde bir halk sağlığı sorunu olan bu hastalıkların önlenmesi amacına yönelik olarak, Sağlık Bakanlığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü ve UNICEF’in işbirliğinde 1994 yılında “İyot Yetersizliği Hastalıklarının Önlenmesi ve Tuzun İyotlanması Programı” başlatılmıştır.

 

              Programın başlangıcında iyotlu tuz tüketim oranı yüzde 18 iken, 2008 Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmasına göre, hane halkının % 85,3 ‘ ünün iyotlu tuz kullandığı görülmüştür. Kırsal alanda hane halkının %71.5’i iyotlu tuz kullanırken, kentlerde bu oran %89,9 ‘a çıkmaktadır.  Ancak, İyot yetersizliği hastalıkları ülkemiz için önemli bir halk sağlığı sorunu olarak devam etmektedir.

 

      Bu nedenle İyodun önemini topluma daha çarpıcı ve etkili yöntemlerle aktarmak, ülkemizde iyotlu tuz kullanımını tüm topluma yaygınlaştırmak Halk Sağlığı Müdürlüğümüzün koruyucu hizmetleri arasında önemli bir yer almaktadır. Sağlıklı günler dilerim.

 

Op. Dr. Tamer KUTLU
          Hastane Yöneticisi